Yaklaşan üniversite sınavı öncesi sıkı hazırlık içinde olan öğrencilere üniversite kapısını açan formülü ÖSYM Başkanı verdi; 30 net çıkaran 160 barajını aşar. Nasıl mı? 2008-05-05 - 23:17
ÖSYM Başkanı Yarımağan 30 net çıkaranın 160 barajını, 65 neti aşanların
da 185 barajını geçeceğini söyledi. Başkan öğrencilere, tüm testlerden
soru çözmelerini de öneriyor..
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme
Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, öğrencilere tercih
yapabilmek için 160 ve 185 barajlarına nasıl ulaşabileceklerini ve
aşabileceklerinin formülünü verdi: "30 net 160 ı geçirir, 65 net yapan
185 barajını bulur." Toplam 240 sorudan ve iki bölümden oluşan ÖSS de
öğrencinin kendi alanı dahilinde çözmesi gereken soru sayısı 180.
Öğrencilerin tercih yapabilmek için 160 ve 185 puana ulaşması şartı
bulunuyor. Sınavın ilk bölümde Matematik1, Türkçe, Fen Bilimleri 1,
Sosyal Bilimler 1 testlerinden oluşan 120 soruyu adayların tümü çözmek
zorunda. İkinci bölümde ise Matematik 2, Edebiyat- Sosyal Bilgiler, Fen
Bilimleri 2, Sosyal Bilimler 2 olmak üzere, 120 soru yer alacak. Bu
bölümde de adaylar alanlarına göre yalnız 2
test
grubunu yanıtlayacak. Birinci bölümde yanıtlanacak sorulara karşılık
adayların Sayısal 1 (SAY-1), Eşit Ağırlık 1 (EA-1) ve Sözel 1 (SÖZ-1)
puanları hesaplanacak. Bu puanlarla açık öğretim, ön lisans ve meslek
liseliler kendilerine hak tanınmış lisans programlarına
başvurabilecekler. Bu başvuruyu da 160.000-184.999 arasında puan alan
adaylar yapabilecek. İkinci bölümde yanıtlanacak sorulara karşılık ise
adayların SAY-2, EA-2 ve SÖZ-2 puanları hesaplanacak. Adaylar bu
puanlarını lisans programlarına girmek için kullanabilecek. Ancak bu
tercihi yapabilmek için adayın SAY-2, EA-2, SÖZ-2 ve DİL puanında
185.000 ve daha fazla puan alması gerekiyor.
BARAJ NASIL AŞILIR?
160 ve 185 barajını aşmak için
sonsuz olasılık olmasına rağmen, genel bir kavram oluşturduğunu ve buna
da "Ortalama Başarı Düzeyi" adını verdiğini anlatan Yarımağan, sınava
girecek adaylara bu düzeye ulaşmak ve dolayısı ile tercih yapabilmek
için nasıl davranmaları gerektiğini anlatıyor: "Ben adayların bütün
testlerde eşit başarı gösterdikleri takdirde, ne kadar net yapmaları
gerektiğini hesapladım. 160 almak için yaklaşık yüzde 22 ile yüzde 24
arasında adayın başarı göstermesi gerek. 30 ar soruluk dört testten en
az 7 ile 8 arasında net yapan bir aday 160 ı bulur. Yani bunun anlamı,
30 neti olan bir aday 160 ı geçiyor. 185 barajına gelince, burada 6
test etkili. İlk dört test (Türkçe, Sosyal Bilimler1, Fen1, Matematik1)
ve ikinci bölümdeki alan testleri. Sayısal öğrencisi ise Fen2 ve
Matematik2 testi. 185 puanı için ortalama başarının yüzde 35 dolayında
olması lazım. Çünkü testine ve senesine göre puanlama değişiyor. Yani
her testte 11 neti bulması lazım. Burada 6 testi cevaplayacağına, 180
sorudan 65 neti geçen aday 185 barajını geçiyor. Elbette 185 i geçmek
için hepsinden aynı oranda çözmek şart değil."
ÖNYARGILI OLMAYIN
Öğrencilerin
önyargılı olduklarını ve bazı testleri yapmaktan kaçındıklarını anlatan
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Yarımağan adaylara şu önerilerde bulunuyor:
"Adaylar sınavda her birini eşit oranda yapmıyorlar. Örneğin adayın bir
tanesi matematiğe ağırlık veriyor ve fenden çok az yapıyor ya da sosyal
bilimlerden çok az yapıyor. Bunu ya zaman için yapıyor, ya da öyle
hazırlanmış, o yüzden bu şekilde davranıyor. Ama ben adaylara şunu
öneriyorum. Her teste cevap vermeniz lazım. Bir ayağı eksik olan masa
nasıl ayakta duramaz, devrilirse, siz de bir testi hiç yapmayarak,
yeterli puanı elde edemezsiniz. Mutlaka Sayısal 2 puanı ile
yükseköğretim programına girmek istiyorsanız, hem matematik hem fen
çalışacaksınız. Bunun yanında ortak müfredata dayalı olarak sorulan
Türkçe ve sosyal bilimler testlerini de mutlaka yapacaksınız. Yani Ben
sosyal bilimler yerine sadece matematik yaparım demeyin. Çünkü sosyal
bilimlerde de, Türkçe de de, matematikte de yapabileceğiniz kolay
sorular var. Onları da yapmanız lazım. Hiç olmazsa o kolay kısımları
yapın. Yani şunu demeye getiriyorum. İki testten 10 ar soru yapmak, bir
testten 0, öbüründen 20 soru yapmaya göre çok daha kolay."
Puan hesabı değişmedi
YARIMAĞAN,
puan hesaplamasının değişmediğini ve geçen yılki gibi olacağını
söyledi. ÖSYM geçen yıl iki önemli değişiklik yapmıştı. İkinci bölümde
iki testen soru çözme zorunluluğu tek testen soru çözmeye indirilince,
puanı hesaplanan aday sayısı arttı. İkinci değişiklik ise bir adayın
birden fazla puanının hesaplanması oldu. Buna göre fen bilimleri
mezunlarının sadece SAY2 puanı hesaplanırken, geçen yıl hem SAY2, hem
EA2 puanları hesaplandı. Türkçe matematik alanından gelen adayların ise
EA2, SAY2, SÖZ2 puanları hesaplandı. Böylece "ve-veya " diye
adlandırılan bu değişiklik adaylara, birden fazla alanlarda tercih
yapma hakkı getirildi. Bu durumsa, ortak alanlarda geçişin daha çok
olmasını sağladı.
Sözelden kaçış var
YARIMAĞAN,
adaylar arasında kontenjan açısından en şanssız kesimin SÖZ puanı ile
tercih yapacaklar olduğunu söyleyerek, geçen yıl SAY-2 puanı ile
öğrenci alan lisans programlarının kontenjanının 80 bin, EA-2 ile
alanlarınsa yaklaşık 60 binken, SÖZ-2 puanı ile öğrenci alan
programların kontenjanının 26 bin olduğunu hatırlatıyor. Kontenjanlar
açısından sözel öğrenciler aleyhine bir durum varken, üniversitelerin
sözel puanla öğrenci programları değiştirmeye çalıştıklarını söyleyen
Yarımağan, "Bu sosyal bilimler alanlarında okuyan öğrenciler için
olumsuz bir durum ve haksızlık" diyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da
üniversitelerin programlarda YÖK e başvururak değişiklik
yaptırdıklarını anlatan Yarımağan eleştirilerini şöyle sıralıyor:
"Sözelden eşit ağırlıklıya, eşit ağırlıklıdan sayısala geçme istekleri
var. Üniversiteler en iyiler fen bilimlerine gidiyor diyerek,
sayısal, bu olmazsa Türkçe matematikçiler de iyidir diyerek, Eşit
Ağırlıklı öğrenci istiyorlar. Sosyal bilimler öğrencilerinden bir kaçış
var. Sosyal bilimler öğrencilerinin puan türü Sözel. Sözel puan türü
ile öğrenci almayı bazı programlar istemiyor. Türk Dili ve Edebiyatı
bölümünün bile EA olması gerektiğini savunan hocalarımız var. O da
sözel değilse ne diyelim? O zaman ortaöğretimde de sosyal bilimler diye
bir alana ihtiyaç yok. Puan türünü değiştirmek yerine daha akılcı
çözümler üretmek lazım. O zaman çocuklara müfredatta değişiklik
yaparak, daha çok fen bilimleri ve matematik öğretmek gerek."
Bu haber
947
kere okundu
YORUMLAR
gamze2008-09-04sözel grubu mezunuyum
mrb ben sözel bolumunden mezunum sozel bolumune arkadasımın ısrarıyla gırdım oda sayısaldan sozele gırmıstı bolumlerı tam olarak bılmıyodum sonra kı sene ust bolumlere gırmeye calıstım olmadı ıstedıgım meslek sozelde yok ve bu durumda ozel sozelcı olarak ozel unı versıtelerın tıp bolumune gırebılır mıyım acaba bana yardımcı olursanız cok sevınırım tşk ederım...ayşe2008-07-07sözel grubu şanssızlarından
ben lise 3yeni geçtm öss ye hazırlanıyorm ama bizim aleyhimize olan şeyler beni üzüyo lütfen biraz bize şans verin bizde ögrenciyiz dılannaz2008-07-06oss gıdeckmıyım
ya ben bıse soracam kafayı yıcem sızde cvp atın bana okul puanıyla berbar 248 puan gelıyo ben tercıh yapabılırmıyım busene