Adettendir yeni yılda hedefler belirlenir, rüyalar tutulur ya..
Hatta bu işin uzmanları “hayallerinizi yazıya geçirin” derler..
Yazıya geçirilmeyen hedeflerin gerçekleşmesinin çok zor olduğu belirtilir..
Mantıken de doğru..
Sadece hedef değil, her konu için geçerli..
O’nun için atalarımız;
“Söz gider yazı kalır” demişler..
Ben de bir yıllık Antalya hayalimi yazmak istedim..
İster bir gazeteci olarak halk adına kabul edin..
İster sade bir vatandaş olarak..
İki cihetten de sonuç aynı yola çıkar..
Söz konusu yaşanılan kent olunca..
İlk aklıma gelen..
Kendi bölgemden başlarsak..
Batı Çevre Yol’u açılmış örneğin..
Yeni yapılacak yol ve bulvarlar için..
50- 100 yıl sonrası hesap edilerek başlanıyor..
Yani battı çıktılar gibi yıllar sonra değil de daha yolun başlangıcında..
Alt üst geçitler yapılarak..
Yine bölgemizde Eski Yüzme Havuzu enkazından kurtuluyoruz..
Bölgemizle beraber Antalya’ya gelen turist sayısı 10 milyon olmuş..
Ve turizmde kaliteye geçilmiş..
Gelen turistle doğru orantılı döviz girdisi başlamış..
Çevre Yolu’ndan gelirken özellikle akşam saatlerinde genzim dumandan yanmıyor..
Kaliteli turist için eğitilmiş esnaf ve vatandaş..
Yani, çarşıda gezen turiste yapışmayan insanların yaşadığı bir kent..
Trafik diyeceğim ama ham hayal demeyin sakın..
İstenirse o da olur..
Betonlaşmış yerlerimize biraz sarmaşıkla yeşil bir görüntü verilmiş..
Kalan betonlaşmamış alanları da çevreci bir anlayışla geliştirmişiz..
Yol, su,elektrik sorunu kalmamış..
“Bu benim dünyam” diye bir şarkı var ya hani..
Bu da benim bir yıllık Antalya rüyam..
Rüyam dediksek gerçekleşmesi de hayal demek değil tabii..
Olabilecekleri yazdım..
Fantezilerimi yazacak olsam..
Takdir edersiniz ki satırların alması hayal olurdu bu kez..