Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
1.52
1.93
60,608

En Çok Okunanlar

sağlık rehberim memurlar
İlhami TÜLEK

Editörün Seçtikleri

İlhami TÜLEK

3 Şubat 2010
font boyutu küçülsün büyüsün


Eğitim Yönetimi ve Yönetici Profili


   Değerli okurlar bu yazımda güncel bir konuya değinmek istedim.Öyle sanıyorum ki önümüzdeki günlerde bu konuyu epey tartışıp konuşacağız.Herhangi bir devlet kurumunu yönetmekle bir eğitim kurumunu yönetmek arsındaki farka dikkat çekmeye çalıştım..

    Bir çok devlet kurumunda olduğu gibi, Milli Eğitim Bakanlığında da yönetim, yöneticilerin işi olmalıdır.Yönetim anlayış ve teknikleri  kurumlarda kaliteyi ve başarıyı etkiler. Bu açıdan bakıldığında kaliteli, deneyimli,birikimli, yönetim alanında donanımlı yöneticiler olursa, başarı da kendiliğinden doğru orantılı olarak artmaz mı?

    Eğitimde yönetim diğer kurumlardan çok daha önemlidir. Çünkü bu kurumların alanı insan ile ilgilidir.Bu sistemde ön planda insan vardır. Eğitim kurumlarında bir insanın  bütün bir geleceğini etkileyen kişiliği şekillenir. Eğitim hizmetleri hassas bir konudur. Bu sebeple, insan yetiştiren kurumların yöneticilerinin yine bu alanla ile ilgili yeterliliklere sahip olması gerekimez mi? Eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesiyle ilgili altı standart belirlenmiş. Şimdi bu standartların neler olduğuna hep birlikte bakalım.

 

1-Okul personeli, veliler ve öğrenciler tarafından desteklenen, bir öğrenme vizyonuna sahip olup bu vizyonu düzenleyen, geliştiren ve uygulayan,

2-Öğrenmeye ve mesleki gelişmeye yoğunlaşan bir okul kültürü oluşturan, geliştiren ve sürdüren,

3-Etkili bir öğrenme çevresi ve ortamı oluşturarak, bunu sürdürmek için okulun sahip olduğu bütün kaynakları etkin bir biçimde kullanan,

4-Okul Aile Birliği ve çevre ile işbirliği yaparak, farklı toplumsal beklentileri karşılayabilen toplumun potansiyel  kaynaklarını okula yönlendirebilen,

5-Tutarlı, adil, ahlaki değerlere sahip olan,

6-Genel, politik, sosyal, ekonomik, yasal, kültürel anlayışı benimsemiş ve ihtiyaçlara  cevap verebilen bir kişilik diye belirlenmiş.

 

   Geçmişe dönüp baktığımızda eğitim yönetimi sorunu yaşadığımız bir gerçektir.Uzun yıllar  bu kurumlarımızı vekalet ve görevlendirme ile idare etmeye çalıştık. Sağlıklı bir yönetici atama modeli geliştiremedik.Tabi bu durum eğitim kurumlarının yöneticilerinde yetki kullanma becerisini de olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir.Yönetici; bilgi ve becerisiyle, nitelikleriyle sorunları çözdüğü gibi, yönettiği kurumlara yeni vizyon da katacaktır. Vizyon sahibi, bilgi düzeyi yüksek, sorun çözme yeterliliği olan yöneticilere ihtiyaç vardır. .

 

    Görevlendirme veya vekaleten  bu görevi yürüten kişilerde görev güvencesi olmadığından belkide yeterli  olmadıklarından  mesleki yıpranma ile birlikte bir zafiyet yaşadıkları gerçeği inkar edilemez. Bu anlayış ve  kadrolarla eğitim sisteminin sorunlarının çözümü sizce mükün görünüyor mu? Bir başka deyişle eğitim sistemi ile ilgili sorunların çözümü yöneticilerin doğru bir şekilde seçilmesinden geçmiyor mu? Bu açıdan bakıldığında Milli  Eğitim Bakanlığının son atama yönetmeliği olumlu değerlendirilebilir.

  Bu arada ister istemez insanın aklına şu soru da geliyor. Okul müdürlerinin atanmasında, birlikte çalışacak olan öğretmenlerin de söz söyleme hakkı olması çok mu mantıksız? Hele Cumhurbaşkanını halkın seçeceği bir Türkiye düşününce akla hiçte mantıksız gelmiyor.

 -Yönetici özelliklerini taşımakla birlikte, seçimle gelen bir okul müdürüne kim hayır diyebilir?

 NOT: Bu arada yeni atanan  tüm okul müdürlerine başarılar.

  Esen kalın....


ilhami_10_tulek@hotmail.com











yorumlayorum ekle




Yorumlar (1)
  • Ertan İnalpolat / 10 Şubat 2010 23:42

    Çok doğru

    Düşüncenize katılıyorum







... ...