Yönetici atamaları başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı yönetici atamalarına ilişkin takvimi belirledi.
5 Ocak 2010 19:07
Yönetici Atamaları Başlıyor.
Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin Uygulama Kılavuzu MEB Personel Genel Müdürlüğü sitesinde yayınlandı.İlgili kılavuzu görmek için --> tıklayın
Sendikalardan hangisi bu yönetmeliğin hazırlanması esnasın ek 2'de ödüllere verilen puanlara karşı çıkmışsa o sendika yönetmeliğe yaklaşımında samimidir. Şimdi, şu ödül yanlış bu ödül yanlış verildi diye feryat etmeleri abesle iştigaldir. Sendika yetkililerinin ödüllere verilen puanın toplamının 9 ettiğini hesaplamayacak kadar izandan yoksun olduklarını sanmıyorum. Bu durumu, kendi bazı hatırlı üyeleri için belki avantaj olarak gördüler. Şu geçen atama döneminde kısmen de olsa bu avantajın kullanıldığını söylemek mümkün. Ancak etik ilkeleri bir süreliğne tatile çıkarıldı hal böyleyse. Bana göre hiç kimse suçlu olarak görülmemeli. Çünkü takdir, teşekkür ve aylıkla ödüllendirmelerin nasıl yapılacağı bellidir. Bunların hepsi neticede takdir hakkıdır. Zamana bağlı olmaksızın re'sen veya belli zamanlarda silsile yolu teklif usulü verilir. Bu ödülleri veren makamlar teklifleri kaale almak zorunda değildir. Yani istediklerine bu ödülleri verme yatkisine sahiptir. Teklif etme yetkisnde olanlar da yaptıkları tekliflerde isabetli, adaletli davranma hususunda kimseye hesap verme mecburiyetinde değildir.Yani, hiç kimse kalkıp, ben şu şu görevleri emsallerime göre daha iyi yaptım, bana niye ödül vemediniz deme hakkına sahip değildir. Bu ödüllere puan verilmesi çok mu gerekli. Sonra bu ödülleri almayı sağlayan beceriler yönetici olma hakkını daha da öne çekme için çok mu gereklidir? Bu soruları tartışmak bile gereksizdir. Eğitimin içinde olan hiç kimse bu sorulara bütün vicdani rahatlığıyla evet diyemez. Neyse bu ödüllerin daha nasıl verildiğini herkes çok iyi bilmektedir. Anket yapılsa, mesela aylıkla ödüllerin hakkedenler verilip verilmediği sorulsa sadece aylıkla ödüllendirlenlerin sayısı kadar evet çıkar. Subjektif bir uygulama olması böyle bir değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. Sendika mensupları bu hususuta hassasiyet gösterip ödüllere verilen puanların adaletsizliklere çanak tutacağı gerekçesi ile ek 2'de yer almaması için tavır koymaları gerekirdi. Şu andaki tavırlarının ne şiş yansın ne kebap için olduğu anlaşılıyor. Tavırlarında samimi iseler, yapılacak olan en kısa süre içerisinde sınav puanının ve objektif kriterlerin belirleyici olduğu atama şeklinin belirlenmesi için çaba harcamaktır. Bu ise çok zor bir iş değildir. MEB camiası akşamdan sabaha yönetmelik değişiklikleri karşısında zaten bağışıklık kazanmış durumdadır. Değişikliklere intibak sağlama açısından bir kazanımdır bu hal. Zaman kaybetmeden geçen kısa sürede belirlenen olumsuzluklar da dikkate alınarak yönetmelik de gerekli düzeltmeler yapılmalıdır. Bu yönetmelik için "...bütün sendikaların mutabık kaldığı..." şeklindeki betimlemeler doğru ise; şu anda ek 2'deki ödüller bölümünün fırsat eşitliğini ortadan kaldırmak için alet edildildiğini gördükleri ve bu duruma üyeleri adına nasıl feryat ettikleri dosdoğru ortada. Saimi iseler ek 2'deki öllere verilen bölümün kaldırlması için girişimde bulunurlar. Adaletten yana gayret sarfedenlere binlerce selam olsun.
mehmet / 6 Ocak 2010 00:43
hayırlısı
nihayet süreç başladı.ama helal olsun meb işini ciddi yapıyor eskilere nazaran.