Her yeni güne başladığımda “fakirin ekmeği umuttur” diyerek , heyecanla bilgisayarımı açıyorum.Sendikaların sitelerini ziyaret ederek kadro haberlerini takip etmeye çalışıyorum.Haberler sürekli değişsede sonucun aynı olduğunu görünce üzülüyor artık sendikaları samimi bulmadığımı itiraf etmek istiyorum.
Sayıları her geçen günle birlikte hızla artan sözleşmeli çalışanlar sendikalarında ilgi odağı haline gelmişti. Bu büyük pastadan nasiplerini almak isteyen sendikalarda hızla çalışmaya başlamış ve sonunda bu mücadeleyi kazanmışlardı.2007 yılında kanunda yapılan değişiklikle “sendikalara üye olma hakkı “ bu hakkı kazanan sendikaların belki de samimi olarak uğraştıkları tek konuydu.
Çeşitli siyasi partilerle doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantısı bulunan sendikalar; personelin sorunlarını çözmek yerine aşıklar gibi sitelerinde birbirleriyle atışma sevdasına düşmüşlerdi. Meclisteki partilerinin milletvekillerine, üyelerinin sorunlarını gündeme getirmeleri gerektiğini söylememişler ya da dile gelse bile çözülmeden konu kapatılırken seslerini çıkartmamışlardır. Makamlarına büyük bir sevdayla aşık olanlar acaba koltuklarının değişmesinden mi korkmuşlardır? Islak tuza ihtiyaçları olmayan sendikaların yönetim kadroları, hala eşlerinden ayrı olanlar için bir başarı sağlayamamışlardır.
Günümüz sendikacılığı “bana sendikanı söyle –sana hangi partili olduğunu söyleyim” görüşüne ev sahipliği yapmaktadır. Atlarına binen sendikalar Üsküdar’ı geçerken, üyelerine geride binebilecek bir merkep bile bırakmamışlardır.Üç yıllık sendikal süreci kısaca değerlendirmek istiyorum.
Üyelerinin haklarını aramak için, bir yıl boyunca üzerlerinde hırka, ellerinin birinde tespih diğerinde abayla itikafa çekilip dua eden bir sendika, aylarca yasal bir eylem düzenlemedi.2008 yılının yaz aylarında çağ atlatacak bir eylemin ise altına imza attılar. “Demokrasi eylemi” adı verilen bu eylem için üyelerine mesaj çekerek geniş bir katılım sağlanması gerektiğini vurguladılar. AKP’nin kapatılmaması için gerçekleştirdikleri eylemi demokrasi hayranı sendika ne yazık ki DEHAP kapatılırken gerçekleştirmeyerek siyasi kimliklerini bir kez daha ortaya koydu.
Hızla ilerleyen zamanla birlikte yine asıl görevlerini unutarak kadro kazanmışlar gibi; başta kendi siteleri olmak üzere çeşitli yandaş sitelerinde nutuklar atarak, tarihe altın harflerle yazılacak başarılarından söz ettiler. “Sözleşmeliye Tek Çatı Altında Kadro haberleriyle” bir çıkış yakalamak istediler. Ortalama bir memur maaşının 1.500 TL olduğu günümüzde,800.000 TL’ye yaklaşan parayı birkaç saatlik zevkleri uğruna “üyemin malı deniz de yemeyen biz miyiz?” düşüncesiyle yemekten korkmamışlardır. “Yetki Kutlaması “ adı verdikleri bu kutlamalarının Oteldeki maliyeti ne yazık ki 800.000 TL’ye yaklaşmıştır.Haber bazı sitelerde yayımlanmış olsa da haberi yalanlamayarak galiba ilklerin sendikası olmayı bir kez daha başarmışlardır.Sağlık memuru Ali kadro,Hemşire Ayşe eşinin yanında olmak ,ATT mesut acil farkı almak,Selma sekreter ise okumak için tayin hakkı beklerken….
Diğer taraftan “Eş durumu istediğimiz gibi olmazsa, Şube Başkanlarımızı da toplayarak Ankara da çadırlar kurup gerekirse açlık grevi yaparız” diyenlerin sesleri çıkmamıştır. Hazırda olan sözde eş durumunu, ya yeterli buldukları çözüm olduğu için, şu ana kadar böyle bir girişimde bulunmamışlar yahut da kendilerini kurtarmak için, o anda kullanmış oldukları bir cümleden ibaret olduğunu göstermektedir.
Yine sözleşmeli personelin hakkını aramak için kurulduğunu iddia edenler aralarındaki çıkar ilişkileri ters düşünce ayrılmışlardır.Kurtlar Vadisi oyuncularının bile o kadar güzel bir poz veremediklerini çekinmiş oldukları fotoğraflarıyla kanıtlamışlardır.Sağlık Bakanına o fotoğrafla sanki bir şeyler demek isteyen sendikanın çalışmalarını da diğerlerinde olduğu gibi takip etmeye devam ediyoruz.
Belli başlı sorunları bulunan sağlık çalışanları için; tüm bu sorunların giderilmesi yönünde aynı anda dava açmak yerine bu davalar ne yazık ki zamana yayılmaktadır. İster istemez insanların aklına “Sendikalar kadro verildiği zaman üye kaybedeceklerini düşündükleri için davalarında samimi değil mi?” soruları geliyor.Yanıldığımızı göstermeleri için artık aralarındaki kavgaları bırakarak, birlikte hareket etmelerini istiyoruz.Aksi halde sendikaların samimiyetlerine gerçekten güvenimiz kalmamıştır.Üç senedir aynı şeylerin sulandırılarak masamıza getirildiğini ve üyelerin bekleyecek sabrının kalmadığını buradan ilgililere söylemek istiyorum.
NOT: Gerçekten sözleşmeli personelin yanında olduğunu iddia eden sitelere, haberimizi izin almadan kullanabileceklerini bildiriyoruz.Söylediklerinizde samimi olduğunuzu kanıtlamanız için lütfen haberimizi alarak kaynak göstermeden sitelerinizde yayınlayınız.